12 Temmuz 2015 Pazar

Sultan Papağanı Hastalıkları

Sultan Papğanı Hastalıkları Ve Tedavi Yöntemleri,İlaçlar 
Sağlıklı bir Sultan Papağanı ortalama 90-100 gram ağırlığında, hareketli, iştahlı ve olabildiğince uzun tüylü olur ve dik durur. Gagası ve ayakları temiz ve pürüzsüzdür. Kuşunuzu yeni alırken bunlara dikkat edeceğiniz gibi kuşunuzun ev içi yaşamında da bunları yakından gözlemlemelisiniz. Çünkü kuşlar genel olarak çok belirgin hastalık belirtileri göstermezler. Üzülerek söylemek durumundayım ki kuşlar ölüm belirtisi veren canlılardır. Yani doğal ortamlarında bir Sultan Papağanı bizim hastalık belirtisi dediğimiz belirtileri verince çoğu zaman ölür ve siz ancak ölüm sebebini anlayabilirsiniz. Oysa gelişen dünyanın nimetleri olan ilaçlar ile bir çok evcil Sultan ölümün pençesinden kurtulmaktadır. Ancak burada ki en ve en önemli şey erken teşhistir. Erken tanı ve teşhis için ise genel kural kuşunuzu yakından takip ediyor olmanızdır.

HASTALIK BELİRTİLERİ: 
Dışkı, Sultan Papağanları normalde yeşil-beyaz olarak ne çok katı ne de çok sıvı şekilde dışkılarlar. Dışkılarının yumuşak ama dağılmayan bir yapısı vardır. Ara sıra yediklerinden dolayı oluşan geçici renk ve kıvam değişiklikleri önemli olmasa da 1 Hafta boyunca değişik dışkılayan kuştan şüphelenilmeli, hastalığının teşhisi konduktan sonra tedaviye geçilmelidir. Hareketlilik, Sultan Papağanları normal gece uykusu dışında gündüz de kısa kestirme uykuları yaparlar. Ancak eğer kuşunuz sürekli olarak kabarık ve uyuklar şekilde ise kendisinden şüphelenilmesi gerekir. Burada kritik nokta normal gündüz uykusu yapan kuşlar ile sürekli uyuklayan kuşların iyi ayrılması gerekliliğidir. Gece uykusu, eğer kuşunuz geceleyin çok hareket ediyorsa bu durum mutlaka hastalık belirtisi olarak kabul edilmeli ve teşhis koyulmalıdır. Bu durumu takip etmenin en kolay yolu, akşam saatinde kuşun kafesinin zeminini temizlemek ve sabah dışkılara bakmaktır. Normal şartlarda dışkıların bir bölgede toplanmış olması gerekir. Eğer bir çok değişik yerde dışkı var ise kuşunuz geceleyin rahat uyuyamamıştır. Kilo, kuşunuzun kilosunda ki ani değişiklikler sağlık durumunun takibi açısından çok önemlidir. Bir mini mutfak tartısı ile kuşunuzu düzenli olarak tartmanız bir çok hastalığı erken teşhis etmenize yardımcı olacaktır. Ayak gaga ve göz bakımı, kuşunuzun ilgili uzuvlarını mutlaka sürekli olarak takip etmeli ani renk, şekil değişiklikleri ve akıntılarda hemen müdahale etmelisiniz.

PSİKOLOJİK HASTALIKLAR: 
Bu hastalıklar genel olarak stres kökenlidir. İyi uyuyamayan, sürekli rahatsız edilen, sigara dumanına maruz kalan, eşinden ayrılmış, iyi beslenmeyen, sürekli yalnız kalan ya da küçük ve bakımsız kafeslerde tutulan kuşlarda bu hastalıklara rastlanır.
 Tüy Yolma :
Sultan Papağanlarında çok az da olsa rastlanılan, en belirgin psikolojik rahatsızlıktır. Bu hastalığın kesin bir sebebi yoktur. Her kuş farklı bir sebepten tüylerini yolar. Bu noktada dikkat edilmesi gereken konu kuşun normal tüy değişimi dahilinde koparttığı tüyler ile tüy yolma hastalığının karıştırılmaması gerekliliğidir. Tüy yolma hastalığına yakalanan kuş belirli bir bölgenin ya da bütün vücudunun tüylerini tamamen, etini ortaya çıkarana kadar yolar ve kanamalara neden olur. Bu durumda ki kuşa mutlaka hem antibiyotik tedavisi uygulanmalı hem de strese sebep olan konu ve konular ortadan kaldırılmalıdır.
 Kusma:
 Kusma başka hiçbir belirti vermeksizin sadece kusan kuşlarda psikolojik kaynaklıdır. Ancak dikkat edilmelidir ki zehirlenen ya da üst solunum yolu enfeksiyonu kapmış kuşlarda kusarlar. Burada psikolojik sebepli kusmayı teşhis etmenin temel şartı kuşun başka hiçbir rahatsızlığı olmadığı hallerde kusuyor olmasıdır. Bu durumun çoğunluk sebebi kuşun eşinden yeni ayrılmış olması ya da eş istiyor olmasıdır. Temel çözüm kuşa yumuşak gıdalar mesela haşlama patates ve haşlama yumurta vermek ve karşı cins bir kuş ile çiftleştirmektir.
Çığlık:
En çok rastlanılan psikolojik rahatsızlıktır. Ancak diğer bütün psikolojik rahatsızlıklar gibi bununda kesin nedeni bulunurken zorlanılabilir. Konunun başında psikolojik rahatsızlıklara sebep olan şeyler tek tek gözden geçirilmeli ve sebep yok edilmelidir. Bu noktada size yardımcı olacak diğer belirti kuşun çığlıkları sıklaştırma zamanıdır. Bu dönemde en son ne yaptığınız hatırlanmalı ve o konunun üzerine düşünülmelidir.

FİZİKSEL HASTALIKLAR: 
Fiziksel hastalıklarda en çok rastlanılan problem hastalığın yanlış teşhis edilmesi ve yanlış tedavi çabaları ile zaman kaybedilmesidir. Unutulmamalıdır ki kuşlarda tedavi için uzun süremiz olmayacaktır. Dolayısıyla en kısa sürede doğru teşhis konmalı ve ilaç tedavisine başlanmalıdır. Soğuk Algınlığı Kuşlarda en çok rastlanan hastalıktır. Özellikle mevsim değişimlerinde çok sık rastlanır. Ani sıcaklık değişimleri, ıslak kalmak, rüzgarda kalmak hastalığın temel sebepleridir. Belirgin belirti olarak gözde ve burunda akıntı ve kuşun sürekli burnu ile oynaması gösterilebilir. Ateşinin yükseldiği anlarda kuşun titremesi, tüylerini kabartması da çok sık görülür. Hastalığın ilerleyen safhalarında iştah azalması ve güç kaybı akabinde kuş tünekten aşağı iner ve genelde uyuklar. Genel tedavi metodu olarak erken teşhiste bronşit ilacı ve vitamin yeterli olur. Ancak antibiyotik kullanımı da önerilebilir. Kuş sıcak tutulmalı ve yorulmamalıdır. Hastalığın ilerleyen formlarında ise ilaç tedavisi yanında ağızdan besleme de yapılabilir. Ancak gözde ve burunda akıntı yoksa soğuk algınlığından şüphelenilmemeli gribal enfeksiyon üzerinde durulmalı ve direk olarak antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.

İSHAL:
 İshal Nedenleri Ve Tedavisi  İki formda görülebilir. Birincisi yediği gıdalardan ve temiz olmayan ortamlarda bulunmaktan bağırsaklarda oluşan bakteriler sebep olabilir. Buna çoğunlukla açık satılan yemler ya da iyi yıkanmamış veya yıkandıktan sonra iyi kurulanmamış sebzeler sebep olur. İkinci ihtimalde ise yanlış beslenme sebebi ile ishal görülebilir. Bu ikisini birbirinden ayırtmak laboratuar takibi olmadan imkansızdır. Hastalığın genel teşhisi için kuşun en az iki gün boyunca bütün dışkılamalarının sıvı olması beklenir. Genel tedavi olarak ilk iş kafeste ki bütün sebze ve meyvelerin alınması ve kafeste sadece normal yem bırakılmasıdır. Ayrıca kafese haşlanmış, soğutulmuş ve soyulmuş patates koyulur. Aslında bakteriyel olmayan durumlarda antibiyotik tedavisine gerek olmasa da laboratuar tetkikinin yapılamadığı durumlarda mutlaka antibiyotik tedavisi ile yukarıda ki gıdalar desteklenmelidir.

Kabızlık:
Sultan Papağanlarında yanlış beslenme sonucunda oluşan bir rahatsızlıktır. Kuş geriye doğru kendisini esnettiği kanatlarını kenara düşürdüğü halde bile dışkılayamaması anlamına gelir. İlerleyen günlerde kuşun arka alt kısmı belirgin şekilde şişer. Genel sebebi yanlış beslenmedir. Kalitesiz kuş kumu, az su tüketimi veya sadece çekirdek tüketimi sebeplerin başında gelir. Tedavide ilk önce kuş tutulmalı ılık bir suya batırılmış pamuk ile kuşun alt tarafı ıslatılmalı ve daha sonra da çok az miktarda sıvı yağ gene bir pamuk ile anüsün çevresine sürülmelidir. Ancak hiçbir şekilde anüsten içeri bir şey sokulmaya çalışılmamalı ya da anüse baskı uygulanmamalıdır. Bu ilk müdahale takibinde mutlaka veterinere başvurmak gerekir.Yumurta Tıkanması Sultan Papağanlarında nadirde olsa rastlanılan bir hastalıktır. Gerekli vitamin ve minerali alamamış kuşların yumurtaları bazen tam gelişemezler. Bu durumda kuş bu yumurtayı yumurtlayamaz. Bazen de biyolojik bir rahatsızlıktan dolayı kuş yumurtlamaz. Bu iki durumda da kuş yüksek ölüm riski altındadır ve çok acı çeker. Ancak yumurtlama zorluğu çeken kuşlar ile yumurtlama günü gelmemiş kuşlar karıştırılmamalıdır. Yumurtlama günü gelmemiş kuşların karınları şiş olsa da kuşlar gayet rahat kafes içinde dolaşırlarken, yumurtlama zorluğu çeken kuşlar kafesin zeminde acı içinde hareketsiz durur ya da sürekli yumurtlamaya çalışır pozisyonda kendilerini zorlarlar. Hastalığın tedavisi için mutlaka en yakın veterinere başvurulmalıdır. Çünkü kesin tedavi cerrahi müdahaledir. Ancak cerrahi müdahale öncesi röntgen çektirilmesi ve yumurtanın tam yeri ve şekli belirlenmesi çok önemlidir.

Mantar Türevleri:
Candidiasis, kafes kuşlarında Candida albicans adı verilen bir mantar türünün yol açtığı enfeksiyonların genel adıdır. Bu mantar türü normal zamanda çok az sayıda bütün kuşların sindirim sisteminde bulunur ancak enfeksiyona neden olmaz. Eğer bu mikro organizmanın sayısı artarsa veya sindirim sisteminde bir hasar varsa, sindirim sisteminde, gaga ve solunum sistemi gibi diğer organlarda, deri, tüy, göz ve üreme organlarında da enfeksiyon oluşur. Candida Sultan Papağanlarında çok nadir görülür. Mantar, daha ziyade genç kuşlarda ve bağışıklık sistemi zayıf olan hayvanlarda ortaya çıkar.Mantarın oluşma riskini arttıran faktörler çok çeşitli olabilir: * Kursağın geç boşalması * Uzun süreli ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı * Kafes temizliğine dikkat edilmemesi * Vitamin A yetmezliği * Hatalı beslenme * Stres, ortamda sigara içilmesi, travma ve bazı virüs enfeksiyonlarının yol açtığı tahribatlar. Hastalığın belirtileri yerleştiği organa göre değişiklik gösterir. Tek bir organda olabileceği gibi, birkaç organa aynı anda yerleşebilir. Ağız ve gaga bölgesinde olduğunda ağız kokusu ve ağızda beyaz plaklar oluşur. Enfeksiyon genellikle alt ve üst gaganın birleştiği açıda oluşur. Gagadaki hastalıkta yemi geri çıkarma, iştah kaybı ve halsizlikle birlikte depresyon izlenir. Gaga kalınlaşır, yemin kursağı geçişi gecikmeye başlar. Enfeksiyon, sindirim sisteminin alt bölgelerine yerleştiyse, sulu dışkı, kusma, kilo kaybı, iştahsızlık ve depresyon görülür. Solunum sistemindeki mantar ise burun akıntısı, ses ve ötüş değişiklikleri, solunum güçlüğü ve kolay yorulma gibi belirtiler izlenir. Hastalığın teşhisinde mantarın miktarı ve belirtilerin tespiti önemli. Tedavisi için mutlaka veteriner hekim gözetiminde mantar ilacı kullanılmalıdır. Özellikle ülkemizde bu tedavi için uygun ilaç bulmak sıkıntılıdır. İlaçlar genelde kedi ve köpekler için uygun dozajlarda üretildiği için Sultan Papağanı gibi 100 gram ağırlığında ki kuşlarda kullanımlarına çok dikkat edilmelidir.İç ve Dış Parazitler Genelde kedi ve köpek gibi diğer tür hayvanlardan Sultan Papağanlarına geçen bir rahatsızlıktır. Dolayısıyla yeni alınan bir kuşta ya da malzeme veya yemde de bulanabilir ve ev ortamınıza gelebilir. Bu parazitler değişik şekillerde belirtiler verir ama 3 ana noktadan parazit teşhisi konabilir. İlk olarak gaga ve ayaklar kontrol edilmelidir. Gagada beyaz tabakalaşma ve ayaklarda pullanma en belirgin örnekleridir. Devam eden durumlarda ayak tırnaklarında ve gagada ciddi şekil bozukluklarına neden olur. İkinci belirtisi kuşun gözlemlenmesi ile yakalanır. Kuş yem yerken ya da uyurken aniden sert bir şekilde kaşınmaya başlar. Buna neden olan parazit hastalığıdır. Üçüncü belirti ise dışkısında görülür. Dışkı bazen ip gibi uzun bazen de popo tüylerine yapışmış olarak görülür. Bu üç durumda da parazit tedavisine başlanmalıdır. Tedavi için mutlaka veteriner hekim gözetiminde parazit ilacı kullanılmalıdır. Özellikle ülkemizde bu tedavi için uygun ilaç bulmak sıkıntılıdır. İlaçlar genelde kedi ve köpekler için uygun dozajlarda üretildiği için Sultan Papağanı gibi 100 gram ağırlığında ki kuşlarda kullanımlarına çok dikkat edilmelidir.

Gribal Enfeksiyonlar :
En sık rastlanılan rahatsızlıktır. Kuş her hangi bir şekilde, özellikle mevsim değişimlerinde, vücudunun güçsüz düştüğü anlarda bazı mikroplara yenilerek hasta olur. Belirtileri sürekli şişerek uyuma, az yem yeme, hareketsizlik, ilerleyen safhalarda tünekte duramamadır. Bu belirtiler soğuk algınlığı ile karıştırılmamalıdır. Soğuk algınlığında burun akıntısı ve hapşuruk vardır. Bu hastalıktan korunmak için aynen insanlarda olduğu gibi kuşun genel yaşam kalitesinin ve beslenmesinin iyi olması gerekir. Beslenme ve bakım şartları iyi olmayan kuşlar mutlaka bir mikroba yenilerek hasta olacaklardır. Tedavi için kuş mutlaka sıcak tutulmalı ve hiç gecikilmeden antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Bu noktada kritik diğer bir konuda kuş eğer yemek yiyemez su içemez durumdaysa kuşun el ile beslenmesi gerekliliğidir. Çünkü antibiyotiğin etkisini çabuk gösterebilmesi için kuş olabildiğince dirençli olmalıdır.
Göz Enfeksiyonu :
İyi temizlenememiş tünekler ve malzemeler aracılığıyla kuşa geçen bakterilerin sebep olduğu ve gözün çevresinde ki tüylerin dökülmesi, kuşun gözünün çevresini kaşıması ve hatta gözün sulanarak kapanması belirtileri ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Önlemenin temel yolu temiz ortamlarda kuşu bulundurmaktır. Tedavisi için ise hem ağızdan antibiyotik hem de göz çevresine sürülecek antibiyotik krem uygulanmalıdır. Virüsler Sultan Papağanları bu konuda şanslı canlılardır ve çok fazla virüsün taşıyıcısı ya da tehdidi altında değillerdir. En korkutucu virüs beyne yerleşen ve epilepsi krizlerine neden olan virüstür. Bu virüse yakalanmış kuş dönem dönem çırpınmalı, titremeli krizler geçirir. Kuşa acı veren bir durumdur. Virüsün tipi belirlenmesi için veteriner mutlaka laboratuar analizi yaptırmalı ve sonucuna uygun ilaçlar ile kuşu tedavi etmelidir. Ev ortamında yapılabilecek neredeyse hiçbir şey yoktur. Zehirlenmeler Sultan Papağanları kemirmeyi seven ve meraklı canlılar oldukları için kafes içinde ve dışında buldukları her şeye gagaları ile dokunur ve mümkünse kemirirler. Bu sebepten dolayı da sıklıkla zehirlenme tehlikesi geçirirler. İlk önce dikkat edilmesi gereken konu kafes ve içinde ki malzemelerdir. Kafes mutlaka soyulmayan statik boya ile boyanmış olmalıdır. Ayrıca kafesin içine koyduğunuz oyuncak ve aksesuarlarında boyasız ve ahşaptan olması gerekmektedir. Kafes içinde ki bu konuların haricinde evin içinde dolaşan kuşları bir de evin içinde ki tehlikeler beklemektedir. Özellikle ev bitkileri ve demir aksamlarla kuşlar sıklıkla ilgilenmekte ve zehirlenmektedirler. Zehirlenen kuşun durumu çok hızlı kötüye gider. Genelde kırmızı dışkılama ve kusma belirtisi gösterir. Zehirlenmeden şüphe duyulduğunda bile hemen en yakın veterinere gidilmelidir. Evde yapılabilecek bir şey maalesef yoktur. Veterinerde bol vitamin takviyesi ve serum vererek kuşu hayatta tutmaya çalışacaktır.

Vitamin Eksikliği - Fazlalığı:
Kuşlarımız alması gereken vitaminleri eksik ya da hiç almadıkları durumlarda vitamin açığıyla karşılaşırlar. Bu durum hem başka hastalıkları vücuda davet eder hem de bazı direk rahatsızlıklara sebep olur. Bunu önlemek için kuşumuzun meyve, sebze yemesi sağlanmalı, tek tip beslenmeden kaçınılmalıdır. Eğer kuş önceki alışkanlıklarından dolayı sadece balirli gıdaları yiyorsa bir takvim dahilinde gerekli vitaminler suyuna katılmalıdır. Ancak sürekli ve düzensiz vitamin kullanımı kuşta vitamin fazlalığına neden olabilir. Bu durumda kuşta gaga erimesi başlar ve normal kuru yemler bile kuş yem yerken gagasına yapışır. Bu durumda ki kuşlarda vitamin kullanımı hemen durdurulmalıdır. A Vitamini Eksikliği: Vitamin A eksikliği çeken kuşlar solunum sistemi hastalıklarına karşı korumasızdır. Kronik A vitamini eksikliği alt gaga etrafındaki deride şişkinliklere neden olabilir; çünkü vücudun bu kısmındaki tükürük bezleri şişmiştir. Boğaz mukozası sıklıkla sarımsı-beyazımsı bir renkle kaplanmıştır, kuş göz kapağı şişmesi gibi göz rahatsızlıkları geçirir. Eğer bir kuşta A vitamini eksikliği olduğundan kuşku duyuluyorsa erken davranılmalıdır. Örneğin hastalığın başlangıç safhalarında salya bezlerinin şişkinliği vitamin enjeksiyonları ile tedavi edilebilir. Sonraki zamanlarda bu şişkinlikleri vitaminlerin yardımıyla tedavi etmek olanaksızdır, salgı bezlerinin veteriner tarafından kesilip çıkarılması gerekir.

B Vitamini Eksikliği: 
B vitamini eksikliği kuşa çeşitli virüsleri davet eder. Bu virüslerin başında da epilepsiye neden olan virüs vardır. Bu rahatsızlığın sonucu olarak kuşun bacakları felç olur. Bir çok kuş felç sebebiyle ince dallara tüneyemez. Yere düşerler ve topallayarak yürürler. Kuş veterinerleri kuşun içme suyuna eklenebilecek sıvılar verirler. Bu besin ilaveleri bir B vitamini bileşiği içerir. Buna ek olarak kuşlara B vitamini enjekte etmek çoğu zaman fayda sağlar. Lütfen B vitamini eksikliği bulunan kuşu kendiniz tedavi etmeye çalışmayın, her zaman doğru tedaviyi seçmek için kuşlarla ilgilenen bir veterinerle görüşün. D Vitamini Eksikliği: Bir kuşun vücudunda, D vitamini minerallerle ilgili metabolik işlemler için çok önemlidir. Kalsiyumun ve besindeki fosforun ince bağırsaktan geçerken emilimine yardımcı olur. Bununla birlikte D vitamini, iskeletin mineral tuzları depolamasından sorumludur. Eğer D vitamini eksikliği oluşursa organizma kalsiyum eksikliğinden dolayı sağlam kemik oluşturamaz. Bu yüzden kemikler çok yumuşar ve bükülürler. Genç kuşlarda bu durum oluştuğunda bu rachitis(raşitizim), daha yaşlı kuşlarda ise “adult rickets” (ergen raşitizmi)dir. Bunların her ikisinde de belirtiler oldukça benzerdir. Kemikler yeterince mineral tuz içermediklerinden çok yumuşarlar ve bunun sonucunda iskelette (bacaklar,omur) deformasyonlar oluşur. Radyograf yardımıyla bir veteriner kuşun iskelet durumuyla ilgili daha fazla şey belirleyebilir. Böylece kuşun D vitamini eksikliği yaşayıp yaşamadığı belli olur. Kuşa sağlıklı besin vererek optimal vitamin ve mineral desteği sağlamak çok önemlidir. Buna ek olarak birçok durumda hasta kuşu güneş ışığına çıkarmak ya da UV lambasının ışınlarını vücuduna almasını sağlamak faydalıdır. Ultraviyole ışınlar, kuşun derisinin D3. vitamini üretebilmesi için gerekli ve bu yüzden önemlidir. E Vitamini Eksikliği: Özellikle Sultan Papağanları E vitamini eksikliğine karşı hassastırlar. Eğer bir kuşta E vitamini eksikliği varsa, kuş yürümeye çalışırken titremeye ve yalpalamaya başlar. Kramplar ve zorunlu dairesel hareket E vitamini eksikliğinin belirtileri olabilir. Bir çok kuşun görme kabiliyeti azalır, bazı ilerlemiş durumlarda kuş tamamen kör olabilir. Dikkat! Eğer E vitamini eksikliği bir kez oluşursa kuş iyileştirilemez. E vitamini enjeksiyonları bile kuşu iyileştirmez; sadece acıyı dindirebilir. Bu yüzden iyi dengelenmiş bir beslenme sağlamak, E vitamini eksikliğini önlemek için önemlidir.

Derleyip Yazan 
Yalcın kaya Sayılgan  Teşekkurler 

Evcilleştirme Ve Eğitim

GENEL: 
Sultan papağanlarının genel karakterleri sakin ve oyuncudur. Sultanlar insana kısa sürede alışan ve insanla birlikte olmaktan mutluluk duyan bir türdür. Ancak bütün bu olumlu yanlarının yanında ciddi bir güven problemleri de vardır. Özellikle erkek sultanların karşısında ki kişiye güvenmesi bazen zaman alabilir. Bu noktada önemli olan kuşun sizden önce yaşadığı tecrübelerdir. Taşıma sırasında ya da hayatının başka bir bölümünde başka bir insandan zarar görmüş ya da ciddi derecede korkutulmuş bir sultanın insanlara tekrar güvenmesi zaman alırken evde doğmuş ve insanların yanında, elinde büyümüş bir sultanın güvenle ilgili bir problemi olamaz. Aslında konuyu en iyi açıklayan cümle her sultanın bir karakteri olduğudur. Kimisi daha zor eğitilir kimisi daha kolay. Yeni başlayacak olanlara tavsiyem eğitimi önce tek bir kuşa yapmasıdır. Çünkü çift sultanlar birbirleriyle yakınlaşacakları için insanlarla olan ilişkilerini hep belirli mesafede tutacak ve çok evcilleşmeyeceklerdir. Dolayısıyla çift kuş istiyorsanız bile önce birincisini alıp evcilleştirmek sonra da ikinciyi alıp evcil kuşun yanında evcilleştirmek gerekir. Ayrıca evcilleştirmek için almayı düşündüğünüz kuşu olabildiğince yavru iken almanız size kolaylık sağlayacaktır.

KUŞ İLE TANIŞMA VE GÜVEN SAĞLAMA: 
Aslında konunun bu noktası hepsinden önemli kısmı. Çünkü bu noktayı evcilleştirme, devamında anlatacaklarımı ise eğitim olarak düşünebiliriz. Önemli ve zor olan kısım kesinlikle evcilleştirmedir. Ancak şunu belirtmeliyim ki bir çok sultan kendiliğinden evcil olarak evimize gelirken, evcil olmayanlar ise doğru bir yaklaşımla kolaylıkla evcilleştirilebilmektedir. Tabii ki evcil kelimesini de bu noktada biraz açarsak, evcil benim için insandan korkmayan elde omuzda duran anlamına gelir. Bu önemli konunun en önemli kısmı bence gene önceki konularda bahsedilen bakım ve beslenme koşullarıdır. Bakım koşulları, yani kafesi, kafesin konumu, uyku şartları iyi olmayan ve iyi beslenemeyen kuş hep huysuz olacak ve size güvenemeyecektir. Bu sebeptendir ki ilk önce kuşlarımıza doğru ortamı kurmalı ve sağlıklı bir beslenme programı ile onları zinde ve güçlü tutmalıyız. Bu bilgilerin ışığında eve yeni gelen bir kuş ile konumuzu sürdürürsek ilk önce öğrenmemiz gereken şey sabırlı olmamız gerektiğidir. Ancak sabırlı davranırsak kuşun güvenini kazanabiliriz. Bunun içinde evcilleştirme sürecinin akışını kuşa bırakmalıyız. Eve ilk gelen kuşu önceden hazırlanmış kafesine koymalı ve kuşunuzun sesi çıkana, çevresini seyretmeye başlayana ve tepkiler vermeye başlayana kadar yalnız bırakmalıyız. Günler boyunca sadece yemini ve suyunu koymalı ve değişik mesafelerden kuşunuzla yumuşak bir ses tonuyla konuşmalısınız. Bu hareketleri ilk günlerde siz kafese yem koyarken korkan ve çırpınan kuş siz geldiğinizde çırpınmak yerine sadece kenara çekilir duruma gelene, siz kafese yaklaşınca kafesin sizin bulunduğunuz tarafına gelene kadar devam ettirmelisiniz. Bir süre sonra, ki bu süre bazı kuşlarda birkaç gün bazı kuşlarda ise birkaç ay sürer, artık kuşunuzun size güvendiğini görecek ve hissedeceksiniz. O dönemde artık ileri doğru adımlar atabilirsiniz. Bu ilk günlerde yapılması asla tavsiye edilmeyen bazı davranışlar vardır. Bunlar;
- Papağanınızın yanında ani hareketler yapmaktan kaçının,
- Papağanınızı evin içine salmayın,
- Acele ile kuşun size alışması konusunda zorlamayın,
- Kafesin içine sadece yem su değiştirmek için elinizi sokun,
- Dinlenme zamanlarında kuşunuzu rahatsız etmeyin.


ELE ALMA, ELDEN BESLEME: 
Kuşunuz size ve ortama uyum sağladıktan sonra artık hem evcilleştirme sürecini tamamlamak hem de eğitime başlamak adına onunla daha da yakınlaşabilirsiniz. Bunun ilk adımı olarak kuşunuzun elinizden yem yemesini ve elinize çıkmasını sağlamalısınız. Bu eğitimi alabilecek duruma gelmiş bir sultana ilk önce kafesin dışından tellerin arasından bazı yiyecekler ikram etmeli ve hareket etmeden gelip yemesini beklemelisiniz. Bu biraz zaman alsa da mutlaka gelecektir. Burada en sevdiği yiyeceği vermeye özen gösterin ki çok daha kolay ikna olsun. Ancak sakın papağanınızı aç bırakmayın. Kafesin dışından yaptığınız ikramları kabul eden kuşunuza bir kaç gün bu şekilde yakınlaşmaya devam edin. Artık elinizde gördüğü şeyi ister duruma gelince yavaşça kapısını açarak elinizi yem ile beraber içeri sokun ve ikramı kafes içinden yapın. Bu işlem sırasında ilk anda elinizi tamamen içeri sokup kuşunuzu ürkütmemeye özen gösterin. Bu şekilde bir kaç gün kuşunuzu besleyip artık elinizden korkmadığından emin olunca yemi sol elinize alınız ve ilk önce sağ elinizi kafese sokup göğsüne paralel olarak yaklaştırınız. Daha sonra diğer elinizde ki yemi de kafese sokunuz ama kuşunuz parmağınıza çıkmadan erişemeyeceği yerde tutunuz. Kuşunuz yemi almak için parmağınıza çıkacaktır. Bu şekilde kuşunuzu bir kaç gün elinizi içeri sokar sokmaz üzerine çıkar duruma gelene kadar besleyin. Artık kuşunuz parmağınıza çıkar duruma geldi. Bu noktadan sonra elinizden yem alan ve parmağınıza çıkan kuşunuzu ani hareketlerle ürkütmemeniz önemlidir. Çünkü sultanlar akıllı canlılardır ve güveninizi kaybedebilir ve eğitimde gerileyebilirler.

KAFES DIŞINDA YAŞAM: 
Kuşunuz parmağınıza gelir duruma gelince parmağınızı kafese sokarak kuşunuzu kafesin dışına alınız ve kafesten uzaklaştırmadan, kafesin hemen kapısının önünde besleyiniz. Bu şekilde beslenme devam ederken kuşunuzu kafesin üzerine bırakabilirsiniz. Kuşunuz kafesin üzerindeyken de beslemeye devam edin. Kuşunuz ilk anlarda kafes dışında ürkek olacaktır, bu gayet doğaldır üzerine gitmeyin ve kuşunuzu asla uçmaya zorlamayın. O kendisine güvenince uçmaya başlayacaktır. Kafesin dışında beslediğiniz kuşunuzu gözlemleyerek kafesin üzerinde bırakabilir ve uzaklaşabilirsiniz. Ancak kuşunuzu kafesten ilk anda sizinle birlikte uzaklaştırmayın. Bir süre sonra kuşunuz kafesin çevresini tanımaya, dolaşmaya ve uçmaya başlayacaktır. Kuşunuz ilk uçma denemelerinde biraz saha sola çarpabilir. Bu durumda kuşunuzu parmağınıza alınız ve sakinleştirerek tekrar kafesinin üzerine ya da içine koyunuz. Bir süre sonra kuşunuz kafesten uzaklaşmaya alışacaktır. Bu noktadan sonra sizde kuşunuzu parmağınızda kafesinden uzaklaştırabilirsiniz. Kuşunuz ilk günlerde kafese girmekte de zorluk yaşayacaktır. Onu parmağınızla kafese sokarak yardımcı olun. Ve bir önemli tavsiye ilk günlerde kuşunuzu kafese koyar koymaz üzerine kapıyı kapatmayın. Bu durumda kuşunuz serbest dolaşırken size gelmeyi reddedecek ve kafese girmek istemeyecektir. Çünkü size her geldiğinde kafese kilitlendiğini öğrenecektir. Kuşunuzu kafese koyduktan sonra bir süre kapısını açık bırakın, kuşunuz istediği zaman tekrar çıkabileceğini öğreneceği için kafese girmekte zorluk çıkartmayacaktır.

KAFA KAŞIMA VE DOKUNMA İZİNLERİ:
Bu konuya başlamadan önce mutlaka belirtmeliyim ki bazı kuşlar ne kadar evcilleşirlerse evcilleşsinler hiçbir zaman elde tutulmayı kabul etmeyebilir ve hatta kafasına bile dokunulmasına izin vermeyebilirler. Buna kuşunuzun önceden yaşadığı kötü tecrübeler ve hepsinden önemlisi yavruluk döneminde yeteri kadar ele alınmaması sebep olur. Bu durumda ki kuşa mutlaka zaman tanınmalıdır. Ancak normal şartlarda ele gelen, sizden yem kabul eden bir kuş kısa sürede kendine dokunulmasına izin verir. Hatta kısa bir süre sonra kendini kaşıtmaya sizin yanınıza gelir.Bu eğitim sırasında da kuşu sakin tutmak için gene yem kullanacağız. Kuşunuzu kafesin üzerinde ya da benzeri bir yerde elinizle beslerken diğer elinizin sadece bir parmağıyla yavaş yavaş ve kuşa göstererek kuşunuzun kanat kısmına ayaklarına dokunun ve okşayın. Burada kritik nokta kuşunuzun ilk andan itibaren kendisine dokunmaya gelen parmağı görmesidir. Eğer kuş sizin kendisine dokunmak üzere olduğunuzu bilmez ve aniden elinizi görürse bundan ürküp kaçabilir. Bu şekilde küçük küçük başlayan dokunuşlar her seferinde daha yukarı noktalara kafaya doğru ilerler. Bir süre sonra kafasını ve sırtını bütün elinizle kaşımanıza bile izin verecektir. Ancak burada da gene önemli olan sabırlı olmanızdır. Eğer kuşunuz bazen geri çekilir istemezse kendisine dokunulmasını sakın zorlamayın ve bu işi daha sonraya erteleyin.

SES TEKRARI: 
Sultan papağanı türü kuşların dişileri ve erkeklerinin arasında ki en belirgin fark çıkarttıkları seslerdir. Dişi sultanlar sadece CURK CURK diye tek ton ve tek sıra olarak ses çıkartırlar. Erkek sultanlar ise birkaç kelime konuşabilir ve çok değişik müzikleri, kapı zillerini, araba alarmlarını ezberleyip birebir aynı şekilde çalabilirler. Ancak erkeklerin de bu sesleri bir yaş civarında çıkartmaya başlayacaklarının altını çizmek isterim. Dolayısıyla belirli sesleri kuşunuza öğretmeniz ve onun tekrar etmesini sağlamanız için kuşunuzun erkek ve en az bir yaş civarında olması gerekmektedir. Kuşlara kelime öğretmenin, şarkı öğretmenin bir çok yolu vardır. Ancak bence sultan papağanlar için en geçerli ve hızlı yol benim bir kelime bir ıslık diye adlandırdığım yoldur. Bu yolda kuşunuza kısa sürede birkaç kelime öğretebilirsiniz. Bu yöntemin temelinde kuşunuza aynı anda bir al-ver öğretmeniz vardır. Şöyle ki kuşunuza her seferinde, severken, seslenirken, yanına gittiğinizde aynı kelime ve aynı ıslıkla seslenmelisiniz. Örneğin “gümüüüş hu huuuu hu” bu şekilde sürekli olarak kuşunuza seslenirken bir gün siz “gümüüüüş” dediğinizde kuşunuz sizden önce “hu huuuu hu” yu yapacaktır. Bu noktadan sonra artık bir al-ver başlamış olur. Siz ilk kelimeyi söylediğinizde kuşunuz ıslık bölümünü yaparken siz ıslık bölümünü yaptığınızda da kuşunuz kelime bölümünü yapacaktır. Aynı yöntemle başka kelime ve ıslıklar öğretebileceğiniz gibi, aynı zaman da uzun şarkıları da parça parça öğretebilirsiniz.... Yalcın Kaya Sayılgan'a aittir.

İshal Nedenleri ve Tedavisi

Sultan Papağanı İshal Nedenleri Ve Tedavisi: 
Kuşunuz gerçekten ishal ise bir sağlık sorunu olduğu kesindir. Gerekli önlemler alınarak uygun tedavi uygulanmaması durumunda ishal yüzünden kuşunuzu kaybetmeniz bile söz konusu olabilir. Bu yüzden öncelikle ishalinden emin olmamız gerekmekte. 

TANI: İshal(Sulu dışkılama) durumu eğer kuşunuzun bir önceki menüde yediklerine bağlı değilse 12 saatten uzun sürer. Örneğin kuşunuz sabah koca bir yaprak marul yemiş ise, ya da yumurta mamasını çok fazla tüketmişse takip eden birkaç dışkılama süresince sulu dışkılaması normaldir. Bu durumda ki bir kuşa ishal diyemeyiz. Ancak 12 – 18 saat geçmiş ve hala sulu dışkılama devam ediyorsa o zaman gelecek dışkıların durumuna göre kuşa ishal tanısı koyabiliriz.

 NEDENLERİ: Sultanlarımızın ishal olmasının en önemli nedenleri arasında “Soğuk Algınlığı”, “Gıda Zehirlenmesi”, “Kirli ya da Zehirli Su”,“Hijyenden Uzak Kafes Ortamı”,“Yanlış Beslenme”,”Stres” gösterilebilir. 

TEDAVİ: İlk olarak sultanınızın ishal olmasına neden olan etkenleri ortadan kaldırılmaya yönelik çalışmalara başlamalısınız. 

1-Kafesinizi ve içeriğinde bulunan tüm malzemeleri yıkayıp temizleyin. Sulukların yemliklerin ve tüneklerin hijyeninden özellikle emin olun. Hijyeni sağlamak için sıcak su ve tuz kullanabilirsiniz. 
2-Kafesinizin altında mutlaka ızgara tel olmasını sağlayın. Kafes altında ızgara tel ile kuşunuz arasında kağıt vs gibi dışkı tutucu bir malzeme olmasın. Kuşunuz dışkısı ile temas kuramasın. 
3-Kuşunuzun kafesi cereyan ‘da kalmasın. Rüzgar sultanlarımızı çok çabuk hasta eder. Ayrıca sultanınız soğuk bir ortamda bulunuyorsa ortam sıcaklığını yükseltin ve sabit bir ısıda kalmasını sağlayın. 
4-Kafesinde ki “ay çekirdeği”, “ballı çubuk darı” vs gibi yağlı ve kimyasal içeren yemleri kaldırın. Yemliklerine taze ve temiz muhabbet kuşu ve kanarya yemi gibi aspur ağırlıklı yemler koyun. 
5-Suluklarını günlük olarak taze ve temiz su ile değiştirin. Kuşunuza kendiniz içmediğiniz suyu vermeyin. Ayrıca eğer bu dönemde suluğuna her hangi bir ilaç katmıyorsanız, Birkaç damla limon ya da elma sirkesi katabilirsiniz. Kaynayıp soğutulmuş pirinç suyu da ishalini kesmeye yardımcı olabilir. 
6-Ayrıca kafesinde kolay görüp erişebileceği bir yere mutlaka haşlanmış patates ve ara sıra da pirinç lapası da koyabilirsiniz. Eğer kuşunuz yerse ishalinin iyileşmesi açısından çok işe yarayacaktır. Bu dönemde meyva ve sebze vermeyin. 
7-Bu dönemde kuşunuzu stres’e sokacak hareketlerden kaçının ve kafesinden çıkartmayın. Tamamen iyileşinceye kadar huzurlu ve yavaş bir ses tonuyla onu sevdiğinizi belli ederek konuşabilirsiniz. 


Eğer yukarıda yazan tüm tedbirleri almanıza rağmen sultanınızın durumunda herhangi bir düzelme olmaz ise ilaç tedavisine başlamayı düşünebilirsiniz. Sultanınızın rahatsızlık durumuna göre suyuna “Avidiare” ishal ilacı ya da “Vitaform” antibiyotik katılabilir. İlgili ilaçları petshop’lardan temin edebileceğiniz gibi internetten de sipariş edebilirsiniz. Alacağınız ilacın son kullanma tarihine mutlaka bakın. Son kullanma tarihi geçmiş ve bozulmuş bir ilaç kuşunuzu iyileştireceğine daha da hasta edecektir. Genelde ilaç tedavisine başlamadan önce yukarıda yazan tüm tedbirleri alıp iyileşmesi için ona biraz zaman vermek daha uygun olabileceği gibi kimi zaman da kuşunuza geç kalınmadan ilaç tedavisi başlanması gerekebilir. Bu gibi hassas kararları verebilmeniz için kuşunuzu iyi gözlemlemeli ve ishalin neden kaynaklanmış olabileceğini anlamaya çalışmalısınız. Yardıma ihtiyaç duyduğunuz nokta da, forumumuzun hastalıklar ile ilgili bölümünde kuşunuzun ve dışkılarının detaylı resimlerini ve gerekli bilgileri paylaşacağınız bir konu açarak bizlerin ve diğer üyelerin fikir ve görüşlerini almayı da deneyebilirsiniz. Acil şifalar diliyoruz...

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Elle Yavru Besleme Çizelgesi

Elle Yavru Besleme Çizelgesi

Arkadaşlar Merak eden ve sürekli soran arkadaşlar için, Elle yavru besleme miktarları ve saatleri ile birlikte sağlıklı bir besleme için gerekli tablo. 


45 Günden sonra yavrumuz zaten yem kırmaya başlayacaktır, ama yavruyu ne kadar çok gslersek o kadar geç başlar yem kırmaya bunun için de yumuşak ve yiyebileceği yemlerden ikram ederek yem kırmasını hızlandırmalıyız. gerekirse kuşumuzu yem kabının içine koyabilir veya artık yemleri dökmeden önce ızgarayı çıkarıp temizliğine özen göstererek yere serebiliriz. kabuklar arasındaki dolu yemleri yavrular seçerken hem yemler ziyan olmamış olur hem de yavrular yem kırmayı bu yolla öğrenirler. umarım faydası olur. kendim için oluşturmuştum sizlerinde hizmetine sunuyorum inş. kimse kullanmak zorunda kalmaz ve yavrular sağlıcakla büyür..

Mama Tarifi







Malzemeler: 
1 Çay Bardağı Esmer Bulgur
1 Çay Bardağı Mısır Unu
2/3 Çay Bardağı Yulaf
1/2 Çay Bardağı Pirinç Unu
1 Çay Bardağı Galeta Unu
1 Çay Bardağı İrmik
1 Çay Bardağı Cici Bebe (un haline getirilmiş vaziyette)
1/4 Çay Bardağı ev makarnası (Un haline getirilmiş halde)
1 Çay Bardağı Kalamar Kemiği ( Un haline getiriyoruz)
1/2 Çay Bardağı Diazyme 256
1/5 Çay Bardağı Zencefil
1/3 Çay Bardağı Çörek Otu
1/4 Çay Bardağı Tarçın

 Link Cici Bebenin Un Haline Getirilmesi






Ev Makarnasına sıra geldi ( Yumurta, un, su ve bilmediğim bir kaç malzemeden oluşan besin değeri yüksek bir makarna, kurutulmuş vaziyette saklıyoruz) Blenderdan geçirdim un haline getiremedim, sarımsak öğütücü ile denedim yine olmadı, bardak çanak sürahi vb. aletler ile ezmeye çalıştım yine olmadı derken kızıp blenderda yaklaşık 5 dakika kadar çektim ve 1/4 çay bardağı un haline gelmiş malzeme edebildim







Malzemeleri koyduktan sonra hal bu şekilde oluyor




Ve Sonrasi :D


Karıştırdıktan sonra çatalın ucu ile tadına baktım, gerçekten müthiş olmuş. Ben bütün bunları hazırlarken hanımın yorumu " Bunun üzerine yumurta kırıp un ve kabartma tozu koyup pişirirseniz harika kurabiye olur " ( Tabiki kalamar kemiği ve dyzme karıştırmadan önce) 

ÖNEMLİ UYARI: Karışımı hazırladıktan sonra her türlü nemlenmiş olma ihtimaline karşı kombi peteğinin yanında veya güneşte ya da kuru bir ortamda bırakmak suretiyle tamamen kuru olduğundan emin olmamız gerekir. Bu hazırladığımız karışım kesinlikle kuru bir şekilde güzelce saklanmalıdır. Soğuk odanız varsa ya da bakliyat grubunuzu nerede güzelce muhafaza ediyor iseniz orada muhafaza edilmelidir. 

Daha sonra yumurtalarımızı güzelce eziyoruz ( Benim toplam 6 kuşum olduğu için 2 adet yumurta ideal çünkü bu besini hemen tüketmeleri gerekiyor )



2 adet yumurta üzerine yukarıda elde etmiş olduğumuz karışıma 5 çay kaşığı atmam yeterli oldu


Daha sonra lezzetin artması açısından (Şiddetle tavsiye ederim) üzerine Quick maması ya da güzel kokulu kaynağını bildiğiniz ve emin olduğunuz ballı karışım ithal mamalardan hazırladığımız bu mamanın üzerine ekiyoruz


Veee Tüm yorgunluğunuzun mutluluğa dönüştüğü an... huzur ile kuşların yoğun uğraş ve emek ile onlar için hazırladığınız mamayı yiyerek teşekkür etmeleri 




Bu Mama Tarifi  Altun (Ferhat) Beye Ayitdir Emeğine sağlık olsun diyorum..

Alintidir  : Sultanpapaganlari.com

5 Temmuz 2015 Pazar

Mama Tarifi







Malzemeler: 
1 Çay Bardağı Esmer Bulgur
1 Çay Bardağı Mısır Unu
2/3 Çay Bardağı Yulaf
1/2 Çay Bardağı Pirinç Unu
1 Çay Bardağı Galeta Unu
1 Çay Bardağı İrmik
1 Çay Bardağı Cici Bebe (un haline getirilmiş vaziyette)
1/4 Çay Bardağı ev makarnası (Un haline getirilmiş halde)
1 Çay Bardağı Kalamar Kemiği ( Un haline getiriyoruz)
1/2 Çay Bardağı Diazyme 256
1/5 Çay Bardağı Zencefil
1/3 Çay Bardağı Çörek Otu
1/4 Çay Bardağı Tarçın

 Link Cici Bebenin Un Haline Getirilmesi






Ev Makarnasına sıra geldi ( Yumurta, un, su ve bilmediğim bir kaç malzemeden oluşan besin değeri yüksek bir makarna, kurutulmuş vaziyette saklıyoruz) Blenderdan geçirdim un haline getiremedim, sarımsak öğütücü ile denedim yine olmadı, bardak çanak sürahi vb. aletler ile ezmeye çalıştım yine olmadı derken kızıp blenderda yaklaşık 5 dakika kadar çektim ve 1/4 çay bardağı un haline gelmiş malzeme edebildim







Malzemeleri koyduktan sonra hal bu şekilde oluyor




Ve Sonrasi :D


Karıştırdıktan sonra çatalın ucu ile tadına baktım, gerçekten müthiş olmuş. Ben bütün bunları hazırlarken hanımın yorumu " Bunun üzerine yumurta kırıp un ve kabartma tozu koyup pişirirseniz harika kurabiye olur " ( Tabiki kalamar kemiği ve dyzme karıştırmadan önce) 

ÖNEMLİ UYARI: Karışımı hazırladıktan sonra her türlü nemlenmiş olma ihtimaline karşı kombi peteğinin yanında veya güneşte ya da kuru bir ortamda bırakmak suretiyle tamamen kuru olduğundan emin olmamız gerekir. Bu hazırladığımız karışım kesinlikle kuru bir şekilde güzelce saklanmalıdır. Soğuk odanız varsa ya da bakliyat grubunuzu nerede güzelce muhafaza ediyor iseniz orada muhafaza edilmelidir. 

Daha sonra yumurtalarımızı güzelce eziyoruz ( Benim toplam 6 kuşum olduğu için 2 adet yumurta ideal çünkü bu besini hemen tüketmeleri gerekiyor )



2 adet yumurta üzerine yukarıda elde etmiş olduğumuz karışıma 5 çay kaşığı atmam yeterli oldu


Daha sonra lezzetin artması açısından (Şiddetle tavsiye ederim) üzerine Quick maması ya da güzel kokulu kaynağını bildiğiniz ve emin olduğunuz ballı karışım ithal mamalardan hazırladığımız bu mamanın üzerine ekiyoruz


Veee Tüm yorgunluğunuzun mutluluğa dönüştüğü an... huzur ile kuşların yoğun uğraş ve emek ile onlar için hazırladığınız mamayı yiyerek teşekkür etmeleri 




Bu Mama Tarifi  Altun (Ferhat) Beye Ayitdir Emeğine sağlık olsun diyorum..

Alintidir  : Sultanpapaganlari.com

Elle Yavru Besleme Çizelgesi

Elle Yavru Besleme Çizelgesi

Arkadaşlar Merak eden ve sürekli soran arkadaşlar için, Elle yavru besleme miktarları ve saatleri ile birlikte sağlıklı bir besleme için gerekli tablo. 


45 Günden sonra yavrumuz zaten yem kırmaya başlayacaktır, ama yavruyu ne kadar çok gslersek o kadar geç başlar yem kırmaya bunun için de yumuşak ve yiyebileceği yemlerden ikram ederek yem kırmasını hızlandırmalıyız. gerekirse kuşumuzu yem kabının içine koyabilir veya artık yemleri dökmeden önce ızgarayı çıkarıp temizliğine özen göstererek yere serebiliriz. kabuklar arasındaki dolu yemleri yavrular seçerken hem yemler ziyan olmamış olur hem de yavrular yem kırmayı bu yolla öğrenirler. umarım faydası olur. kendim için oluşturmuştum sizlerinde hizmetine sunuyorum inş. kimse kullanmak zorunda kalmaz ve yavrular sağlıcakla büyür...